gardropNe kadar çok şeye ve seçeneğe sahipsek o kadar özgürüz. Buna nasıl karşı çıkabiliriz ki?

Gardrobumuzda ki elbise ve ayakkabı sayımız arttıkça her sabah daha özgür uyanıyoruz.

Supermarkette 40.000 adet ürünün içinden temel 185 adet ihtiyacımızı seçmeye çalışırken de özgürüz.

Doktora gidince bize önerdiği tedavi yöntemlerinden daha az riskli olanını seçmekte de özgürüz.

Bir elimizde laptop, bir elimizde akıllı telefon; Sürekli gelen mailler, sosyal medya mesajları ve telefonlar…

Peki bu seçme özgürlüklerimiz içinde anı yaşayabiliyor muyuz? Özgür gözüküyoruz ama mutlu muyuz?

Gün geçtikçe daha da çok şeye sahip olan, daha mutsuz insanlara dönüşüyoruz. Sürekli seçim yapma mecburiyeti ve tüketimle artan bu mutsuzluğu “Choice-obesity” olarak tanımlayabiliriz.

Tanımı ve sonuçlarındaki benzerlikler itibariyle sizce de “Obezite” kadar tehlikeli gözükmüyor mu?