imagesI0MJRO2S Hiç kendinizden ve ürününüzden çok emin olduğunuz için kaybettiğiniz oldu mu?

Bazen önceden yaptığımız işlerden o kadar emin oluruz ki nasıl olsa işimiz bizi anlatır diye sesimizdeki heyecana artık ihtiyacımız olmadığını düşünebiliriz. Fakat işin aslı öyle değildir. Günün sonunda herkesin mutlaka alternatifleri vardır. Bizi bizimle ayni işi yapan diğerlerinden ayıran tek özelliğimiz ise tutkularımız ve duygulara hitap etme tarzımızdır.

Unutmamamız gereken en önemli şey iç veya dış müşterilerimiz, yani bir fikir ya da ürün konusunda kendilerini ikna etmeye çalıştığımız kişiler, aslında sadece bir fikrin ya da ürünün kendileri için olan faydasını satın alırlar. Satın aldıklarında elde edecekleri duygu düzeyini ve faydayı iletişiminiz esnasında ortaya koyamazsanız ne sattığınızın ve bunu nasıl yapacağınızın da hiçbir önemi kalmaz.

Bir sonraki görüşmenizde ses tonunuzu, gözlerinizdeki parıltıyı ve vücut dilinizi insanların anlattığınız fikri aldıklarında neler hissedeceklerini prova edebilecekleri şekilde kullanın. Ünlü Fransız yazar Montaigne’nin dediği gibi, çoğu zaman kendimizle aramızdaki fark bir başkasıyla aramızdaki fark kadar büyüktür. Fark yaratmanın ise kendi elinizde olduğunu hiç bir zaman unutmayın!