students_working_on_an_art_projectGeçenlerde bir tasarımcı olan Tom Wujec’in iş hayatından farklı pozisyonlardaki kişilerle deneyimlediği kule oyunu ile ilgili gözlemlerini dinledim.

Kule oyununda katılımcılar 4 ‘er kişilik gruplar halinde 18 dakika içinde spagetti, yapıştırıcı ve ip kullanarak en yüksek kuleyi yapmaya çalışıyorlardı. Amaç sadece en yüksek kuleyi yapmak değil, aynı zamanda en üste yerleştirecekleri lokum parçasını da taşıyabilecek kadar kuvvetli bir kule yapmaktı.

Wujec, genelde katılımcıların zamanlarını aşağıdaki dört bölümde kullandıklarını gözlemlemişti.
1.bölüm: Kule neye benzeyecek tartışmaları, güç konuşmaları ve rol dağılımı;
2.bölüm: Planlama ve organizasyon;
3.bölüm: İnşa;
4.bölüm: Başarı ya da hüsran.

Sonuçlar ise enteresandı:
Normal de 10 takımdan 6’sı ayakta durabilen bir kule yapabilirken, ortaya parasal bir ödül konunca hiçbir grup belirlenen süre içinde ayakta kalan bir kule yapamıyordu. Ayakta durabilen kulelerin ortalama boyu 50cm’di. iş hayatında çalışanlar ortalama 25cm, CEO’lar 55cm, avukatlar 35cm, mühendis ve mimarlar ise 100cm boyunda bir kule yapabilmişlerdi.
optimized-marshmallow-challenge-example
Daha da enteresanı mimar ve mühendislerden sonra kule oyununda en başarılı olanlar anaokulunu yeni bitiren çocuklardı. İş hayatındakilerin ayakta kalabilen ortalama kule boyu 50cm’ken, anaokulu öğrencilerinin inşa ettikleri kuleler ortalama 65cm boyundaydı.

Wujec çocukların başarısı ile ilgili gözlemlerini şu şekilde paylaştı: “Çocuklar güç ve liderlik savaşı vererek zaman kaybetmiyorlar. Sürekli planlama yapmak ve tek seferde bir kule oluşturmak yerine sürekli deneme yapıyorlar. Anında neyin işe yarayıp yaramadığını görüyor ve başarısızlıktan dersler çıkartarak prototip üretiyorlar”

Planlamak, strateji geliştirmek, hazırlanmak ve en iyiyi yapmak istemek çok hoş tabi ama içten içe bir şeylere başlayıp ondan alacağımız deneyimleri ve deneme sayımızı azaltmıyor mu? Başarılı işlere baktığımız zaman çoğu yoldaki öğrenmelerle, gidişatta fikrin tekrar yapılanması ve yenilikçilikle buluşması ile son halini alıyor. Çoğu zaman başlangıçta süper fikir bulmak için hiç denemiyoruz, denemedikçe yenilmiyoruz, yenilmedikçe de öğrenemiyoruz ve ders çıkartmıyoruz. Çocuklar ise oturup planlamaktan daha fazlasını ilk denemelerinde öğreniyorlar. Hayatta sizce de ancak denemeye cesareti olanlar, yenilmeyi göze alanlar başarıya ulaşmıyorlar mı?