gold-to-go-machine-007Geçen hafta oyunlar ve oyunlaştırma ile ilgili yaptığımız bir konuşma sırasında oyunların neden bu kadar etkili olduğundan bahsediyorduk. Aklıma hemen bir önce yurtdışında bir metro istasyonunda gördüğüm ve kendisine dilenci demeye dilimin varmadığı kişi geldi. Çünkü bu kişi dilenci lakabı takılamayacak kadar ustaca bir iş çıkartıyordu.

Yaptığı şuydu, gelip geçenden bozuk para istemek yerine sadece bozuk parayla çalışan bir makinenin yanında durmuş makineye gelen insanların kağıt paralarını bozukluklara çevirmeyi teklif ediyordu. Parayı bozdurunca da bu bozukluklardan bir tanesini onunla paylaşıp paylaşmayacaklarını soruyordu. Sistem o kadar kusursuzduki insanların bozuk param yok deme ihtimalleri bile yoktu; dahası insanlar kendilerine yardımcı olan bu kişiye isteyerek yardım ediyorlardı.

Aslında bu kişiyi sokaktaki diğer tüm bozuk para isteyenlerden ayıran tek bir özellik vardı: Önce verip sonra alması…

Oyunlarla ilgili yaptığımız konuşmamızda vardığımız ortak nokta ise oyunların herkeste bir heyecan ve merak hissiyatı uyandırmasıydı; önemli olansa bu ortaya çıkan hissiyatların ne işe yarayabileceği ve nasıl kullanılabileceğiydi.

Küçüklüğümüzden beri en çok körelen yönlerimizden biri olan merakımız ve tutkumuz azaldıkça yeni şeyler öğrenme açlığımız ve kendimizinkine paralel olmayan fikirleri dinleme oranımız da bir o kadar azalmaya başladı. Merak ve heyecanın ortaya çıkması ise aslen müthiş bir öğrenme platformunu beraberinde getiriyordu. Çünkü oyunlaştırmanın altında aslında hep hayatımızda olan çok aşina bir dürtü vardı. Önce verip sonra almak…

Nasıl bir diyaloğu başlatmanın en iyi yolu soru sormak ve değer vermekten ya da bir satış ilişkisini başlatmanın yolu kuvvetli bir diyaloğu kurmak ve güven vermekten geçiyorsa, oyunlaştırmakta önce karşı tarafta heyecan ve merak uyandırmak ve sonrasında bu merakı öğrenmeye çevirmek için müthiş bir platform sunuyordu. Yanlız bu alışveriş ilişkisini de bozuk para talep eden kişinin doğru makinenin yanında beklemesi gibi iyi planlamak gerekliydi. Yanlış bir sorunun diyaloğu daha başlamadan bitirebileceği gibi yanlış planlanmış oyunlarında öğrenmeye destek değil engel olacağı aşikardı.