images0P0I5TTGHafta sonu yanlış bir seçim yaptık ve sinemada gittiğimiz film tam bir felaket çıktı. Filmin ortalarına doğru çıksak mı acaba diye düşünürken içimizde bir dürtü şöyle diyordu “hayır çıkmayın! Paranızın karşılığını almalısınız”. Peki, paramızın karşılığını almak için sıkıldığımız bir filmi seyretmek mi mantıklıydı? Yoksa filmden çıkıp eğlenceli başka bir şeyler yapmak mı?

Enstrüman çalanlar bilirler, yavaş bir şarkıda bastığınız yanlış bir nota tüm şarkı boyunca çalanın kulağınızdan gitmez. Tüm şarkı boyunca beyin o ana o kadar kitlenir ki şarkının gerisini hakkıyla çalmak için artık ekstra bir efor sarf etmeniz gerekir.

İş yerinde de hata yaparız. Aslında hata yapmak o kadar normaldir ki denemeden ve hata yapmadan daha iyisini yapamayız; ama içimizdeki ses “Hayır” der; “Bu hata tüm gelecek girişimlerini etkileyecek, daha çok plan yapmalıydın, biraz daha beklemeliydin!”

Hatırlamamız gerekense şudur “zamanı geri alamayız”. Artık olan olmuş, giden gitmiştir. Negatife takılmak sadece gelecek kararlarımızı ve önümüzdeki alternatifleri gölgeleyecektir. Şimdi kaygılarınızın gelecek kararlarınız üzerindeki rolünü tekrar düşünün ve kendinize şu soruyu sorun: Acaba kaygı ve korku içinde davranırken önümdeki hangi fırsatları kaçırıyorum?